İNZA Mirası
Kusursuzluğun Anatomisi · İNZA Zanaati
Gerçek bir pırlantanın nefes kesen ışıltısı tesadüf değildir. Doğanın milyarlarca yıllık sabrının, insan elinin tavizsiz mükemmeliyetçiliğiyle buluştuğu o eşsiz anın sonucudur. İNZA mirası, ham bir taşın atölyemize girdiği andan, son cilasıyla ihtişamla parladığı o zirve noktasına kadar uzanan benzersiz bir zanaat öyküsüdür.
I
Doğanın Kalbinden
Kusursuz Taş Seçimi
Dünyanın dört bir yanından gelen sayısız taş, uluslararası standartlarda eğitim almış İNZA gemologları tarafından mikroskobik düzeyde incelenir. 4C kuralının (Kesim, Renk, Berraklık, Karat) en üst limitlerini zorlayan; ışığı en iyi kıran ve kendi içinde eşsiz bir berraklık barındıran nadide pırlantalar, uzun süren titiz elemelerden geçerek koleksiyonlarımıza kabul edilir.
II
Ateş ve Form
Madenin İşlenişi
Seçkin taşın yuvası olacak olan altın veya platin, çeyrek asırlık deneyime sahip Nuruosmaniye ustalarımızın ellerinde ateşle şekillenir. Maden, taşın ruhunu ve ışıltısını boğmayacak şekilde incelikle işlenir. Bu süreçte hiçbir detayı atlamadan, eserin asil duruşunu belirleyen o zarif ve zamansız form yaratılır.
III
Milimetrik Hassasiyet
Mıhlama Sanatı
Zanaatin en gerilimli ve en kritik anı mıhlamadır. Kusursuz pırlanta, büyük bir ustalık, sabır ve yüksek hassasiyetle madendeki yuvasına yerleştirilir. Taş ve maden, birbirlerini tamamlayarak sonsuza dek ayrılmamak üzere tek bir bedende, İNZA Pırlanta imzasıyla birleşir.